Çocuklarda Kodlama Eğitimi

“Çocuklar geleceğimizdir.” Bu cümleyi o kadar çok duymuşuz ki, zihnimizde ve gönlümüzde ki ifadesi zayıflamış. Sözün taşıdığı hayati önemin, çoğumuz farkında bile değiliz. Evet; yeni dünya düzeninde, çocuklarımızı geleceğe hazırlamak için, kodlama eğitimi konusunu daha fazla ciddiye almamız gerekiyor.

Son iki yazımda Dijital Dönüşüm ve paralelinde gelişen/gelişmesi beklenen mesleklerden bahsetmişim. Gelecekte güçlü olmak istiyorsak, bugünden kaynağı beslememiz gerekiyor. Ülke olarak gelecek hedeflerimizi ne kadar yüksek tutabileceğimiz, çocuklarımıza yaptığımız yatırım ile doğru orantılı. Çocuklarımıza fırsat verildiğinde, nasıl yaratıcı zekalarını ortaya koyduklarını, ülkeyi nasıl bambaşka bir ekonomik yapıya büründürebileceklerini kabul ederek işe başlayalım. (Sanırım bu yazımda annelik duygularım ağır basacak. 🙂

Çocuklar ülkemizin geleceği… Ezbere dayalı sistemden çıkıp, düşünen, yaratıcı zekası gelişmiş, iyi fikirleri olan ve o iyi fikirleri dile getirmekte cesur davranan çocuklar yetiştirmek zorundayız.

Eğer “Tüm bunları kodlama eğitimi mi sağlayacak?” diyorsanız; “Lütfen okumaya devam edin.” derim. 🙂

Kodlama en basit tanımı ile, karmaşık görevleri yerine getirmesi için, bilgisayara kelimeler, komutlar ve aritmetik işlemlerle yön verme sanatıdır. Son dönem sık kullanılan tanımla, geleceğin dili… Bugün okuma yazma bilmeyen bir insan ne derece kendini eksik hissederse; gelecekte de bilgisayar dili bilmeyenler benzer duygular hissedebilirler.

Tabii tüm yazdıklarım, kodlama eğitimi almış her çocuk, gelecekte yazılım mühendisi olacak ya da her iş programlama bilmeyi gerektirecek anlamına gelmiyor. Ancak her çocuğun kodlama öğrenmesi gerekiyor.

Niye mi?

Kodlama eğitimi alan çocuğumuz, ileride belki yazılım mühendisi olmayacak ama öğrendiği algoritma mantığı ile karşısına çıkan problemin çözümü için, gerekli mantıksal adımları atmayı öğrenecek. Algoritma bir problemin adım adım çözülme sürecidir. Bu nedenle kodlamanın nasıl yazıldığından önce, yazılımın adım adım ne yapacağının tasarlanması gerekiyor.

Algoritma kavramı programlama ya da yazılım geliştirmenin yanı sıra, günlük hayattaki aktiviteler, matematik vb. derslerde karşılaşılan sorunları daha kolaylıkla çözme olanağı sağlar.

Algoritmanın çocuklarımıza ne kazandırdığını madde madde sıralamadan önce şu tabloya bir göz atmanızı isterim.

lamba

Algoritma çocuklarımıza;

• Problem çözmeyi öğretir,

• Hayatında karşısına çıkacak olan problemleri hangi sırayla çözmesi gerektiğini öğretir,

• Sistematik düşünmeyi ve planlamayı öğretir,

• Analitik düşünme becerileri kazandırır,

• Makinelerin çalışma mantığını kolay kavramalarını sağlar,

• Olay ve durumlar arasındaki ilişkileri görmeyi sağlar,

• Yaratıcı düşünme kabiliyetini artırır.

Hep dediğimiz gibi, içinde bulunduğumuz Endüstri 4.0 dönemi, sadece meslekleri değil. adaylarda aranılan niteliklerin özelliklerini de yeniden şekillendirdi / şekillendirmeye devam edecek.

“Evet ikna olduk, çocuklarımız kodlama eğitimi almalı; ama nasıl?” diyorsanız, buyurun devam edelim.

“Müjde! Önümüzdeki yıldan itibaren anasınıfları dahil tüm okullarımızda, kodlama müfredata dahil edildi.” diyebilmeyi çok isterdim. 🙂 Ama maalesef kodlama eğitimi, şimdilik sadece ortaokul müfredatımızda yer buldu. Umut verici bir adım, fakat dijital çağ yürümüyor koşuyor…

İngiltere’de kodlama eğitimi, 2013 yılında okul müfredatına girmiş.  5-7, 7-11, 11-14 yaş gruplarına uygun programlar hazırlanmış. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise ilkokuldan liseye kadar tüm okullarda müfredat dahilinde eğitim veriliyor. Dönemin başkanı Obama, kodlama eğitimi konusunda “Gelecek nesiller için ekonomik ve sosyal bir zorunluluktur.” demiş ve konunun devlet nazarında da öneminin altını çizmişti. Yine Steve Jobs da “Bu ülkedeki herkesin bilgisayar programlamayı öğrenmesi gerek; çünkü insana düşünmeyi öğretir.” diyerek; olayın kodlama öğrenmekten fazlası olduğunu göstermişti.

Ayrıca birçok ülkede kodlama eğitimlerini sevdirmek adına, kodlama şenlikleri ve robot tasarım yarışmaları düzenlenmekte.

Ülkemiz de ortaokul müfredatına girmiş olan kodlama eğitimi, ne yazık ki sadece 5. ve 6. sınıflarda zorunlu. 6. sınıftan itibaren seçmeli olarak alınabiliyor.

Bir çoğumuz hatırlayacaktır; ilkokula başlama yaşı yeniden düzenlendiği sıralarda “7 çok geç” kampanyaları olmuştu. Kodlama eğitimine başlamak için de 10 çok geç bir yaş. Amerika’da yapılan araştırmalara göre çocuklar kodlama eğitimine 4 yaşında başlayabiliyorlar. Biz ebeveynler olarak “en iyi yatırım çocuklarımıza yapılandır” felsefemizin gereğini yerine getirmemiz gerekiyor. Google’a kodlama eğitimi yazdığınızda, kodlama eğitimi veren onlarca özel kurum görebilirsiniz. Bir çoğu da eğitimlerini anasınıfı seviyesinden başlatıyor. Çoçuğunuzun 5. sınıfa gelmesini beklemeden belki bu kurslarla başlangıç yapabilirsiniz. 🙂

Diyelim ki özel eğitim kurumlarına gönderemediniz. İşin peşini yine bırakmıyoruz ve kodlama öğrenmek için hazırlanmış sitelere ve uygulamalara bir göz atıyoruz.

Bu konuda ki önerilere geçmeden evvel, konunun öneminin bir kez daha altını çizmek için, bazı istatiksel bilgiler paylaşmak faydalı olacak.

Türkiye İstatistik Kurumu 2013 yılı Nisan ayında gerçekleştirilen Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırmasının kapsamını ilk defa 06-15 yaş grubu çocukları da içerecek şekilde hazırladı. (Maallesef sonraki yıllara ait raporlamalarında, bu yaş grubuna ait veri göremediğim için, 2013 raporları üzerinden gideceğiz.) Araştırmada 6-15 yaş grubu genel olmak üzere, farklılıkları daha iyi gözlemleyebilmek için 6-10 ve 11-15 yaş grubu ayrımında bilgisayar, İnternet ve cep telefonu kullanımı, kullanım sıklığı ve kullanım amaçları yanında medya ile ilişkileri de irdelenmiş. 

• Bilgisayar kullanımına ortalama 8 yaşında başlanıyor.

• 06-15 yaş grubundaki çocukların bilgisayar, İnternet ve cep telefonu kullanım oranları sırasıyla %60,5, %50,8 ve %24,3’tür. 

• Çocukların %46.5’i hemen hergün internet kullanmış. Haftalık ortalama İnternet kullanım süreleri dikkate alındığında, 06-15 yaş grubundaki İnternet kullanan çocukların %38,2’si İnterneti iki saate kadar, %47,4’ü üç ile on saat arasında, %11,8’i on bir ile yirmi dört saat arasında %2,6’sı ise yirmi dört saatin üzerinde kullanmıştır.

Raporun diğer tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz: https://goo.gl/iQurSw

Görüldüğü üzere çocuklarımız interneti seviyor fakat çoğu çocuk, oyun oynamak ve sosyal medya kullanımının ötesine geçemiyor. 21 ülkenin katıldığı Uluslararası Bilgisayar ve Bilgisayar Okur Yazarlığı çalışması (ICILS 2013) sonuçlarına göre Türkiye’de öğrencilerin sadece %1’i ileri düzeyde bilgisayar kullanma becerilerine sahipken; bu oran Çek Cumhuriyetinde %37, Kore’de %35, Avustralya’da %34, Polonya’da %33. Ne yazık ki ülkemiz, Avrupa ve Uzakdoğu ülkeleri arasında son sıralarda yer alıyor.

Çocuklarımızı artık oyunu oynayan değil, yazan tarafa yönlendirmemiz gerekiyor.

İşte bir kaç eğlenceli oyun ve uygulama:

– İlköğretim Öğrencileri için Oyunlar ve Uygulamalar

lamba

Lightbot – Robot Programlama Oyunu: Programlama deneyimi az olan ya da hiç olmayan çocuklar için tasarlanan bu oyun. Oyunun amacı verilen komutlar ile robotu hareket ettirmek ve mavi kutuların üzerine gelerek onları sarıya dönüştürmek. Doğru algoritmayı yazmak üstüne kurgulanmış.

Daisy the Dinosaur : Sakin mavi gökyüzü, sarı güneş, yeşil dinazor ve sarı yıldızla sade ve şirin bir şekilde programlayı kolaylaştırıyor. Çocukların Daisy’i hareket ettirebilmeleri için, programlarına sürükleyip bırakacakları 9 komut sunuluyor. Daisy the Dinosaur ve çocukların kendi oyunlarını programlayabilmeleri için indirilebilir bir kit içeriyor.

Foos: Çocuklarımızın eğlenerek, kolay şekilde algoritma ve programlama mantığını öğrenebileceği bir uygulama. 14 seviyeden oluşan oyun tamamlandığında, The Foos uygulaması sizin için Code.org imzalı bir sertifika hazırlıyıp gönderiyor.

Tynker Oyunları: Tynker, çocuklara kod yazmayı öğreten bir öğrenme sistemidir. Çocuklar görsel bloklarla denemeye başlarlar, daha sonra oyunlar tasarlarken, uygulamalar geliştirirken ve inanılmaz projeler üretirken JavaScript ve Python’a geçerler

Cargo-bot: Amacınız bir robot kolu kontrol ederek, platform üzerindeki renkli kutuları hedefler doğrultusunda bir yerden bir yere en verimli şekilde taşımak. Kontrol, kolun programlamasıyla sağlanıyor. Temel programlama ve algoritma öğrenmek için keyifli oyunlardan bir tanesi.

Orta ve Lise Öğrencileri için Oyunlar ve Uygulamalar

Scratch:  MIT tarafından geliştirilmiş, web tabanlı programlama dilidir. Öğrencilerin ve eğitmenlerin kolaylıkla oyun, animasyon geliştirmelerine ve başkaları ile paylaşmalarına olanak tanır.

Hopscotch: Kod yazma mantığını basit şekilde gösteren; iPad veya iPhone’da oynanan ve başkalarıyla paylaşmalarını sağlayan bir uygulamadır. Yazı yazmaya hiç gerek kalmadan, çok basit sürükle bırak arayüzü ile blogları yerleştirmek üzerine tasarlanmış. Hareket ve döngü verileri girilerek animasyonlar oluşturabiliyor.

Alice: Öğrencilere 3 boyutlu nesneler ile çalışarak, sanal dünyalar oluşturabilen bir uygulamadır. Eğitimcilerin sınıfta uygulamaları  için kaynakları içerir

Kodu: Microsoft tarafından geliştirilen ve çocukların oyun kurmasına, oynamasına ve paylaşmasına izin veren programlama dilidir.Basit ve eğlenceli bir şekilde öğrenime uygun tasarlanmıştır.

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sınavını bir çoğumuz biliyoruzdur. PISA sınavlarının sonuçlarını her yıl biraz endişe, biraz da içim acıyarak inceliyorum. 2016 PISA sonuçlarına göre 72 ülke arasında 50. sırada bulunuyoruz.  Bizim çocuklarımız bilim, matematik ve okuma alanlarında yine OECD ülkeleri ortalamasının altında performans göstermiş. Neden? Suç çocukların mı?

Bilime, akla, eğitime ve çocuklara yatırım yapan tüm ülkelere, insanlık adına teşekkür ediyor; kendi ülkemin çocukları arasından da bir Jobs, bir Gates ya da Zuckerberg çıktığı günleri görmeyi diliyor ve hayal ediyorum.

KAYNAK
Çiğdem Güler Çankaya
https://www.sosyalmedyakampusu.com/cocuklarda-kodlama-egitimi/